Hello 2020!

Ben zaten çift sayı takıntılı bir insanım. O yüzden diyorum ki 2020 benim yılım olacak! İlk defa yeni yıl için hedefler belirledim… bu hedefler aslında var olan amaçlarım ve yine hep sadeleşmek üzerine.

Hayatımızdaki;
Eşyalar,
İnsanlar,
En önemlisi de içimizi sadeleştirmek.

İş hayatımı hep ayrı tutuyorum, gereken döngü içerisinde olmak durumundayız bir yerde çalışıyorsak. Ama şükür ki güzel bahçeli bir villada çalışıyorum, yılın her mevsimi keyifli. Ve stres etkenlerim olmadan çalışmak büyük lüks. Beraber çalıştığım insanlar keyifli, hizmet verdiğimiz kurumlar da… Umuyorum hep öyle devam eder.

2020’de bir kez daha evimizdeki eşyaları (kıyafet, mobilya vs.) gözden geçirip bir sadeleşme adımı daha planlıyorum. Hafiflemek çok güzel geliyor. Bence altı ayda bir yapılmalı.

2020’de beni iyi hissettiren, kibar, mütevazi ve hırslarından arınmış, görüşmem gerektiği için değil de özlemle bir araya geldiğim insanlara daha çok vakit ayırmayı umuyorum. Yani kendini seven insanları barındırmak istiyorum hayatımda. 

Yaşım ilerledikçe, insanları şöyle değerlendirmeye başladım. Değerlendireceğim insanı, boş bir sokakta hayal ediyorum. Sahip olduklarına hiç bakmadan… konumu, yaptığı iş, parası vs. sonra kendime şu soruyu soruyorum. “Sema, bu insanla, şu sokak ortasında duran hiç bir şeyi olmayan bu insanla sadece kişiliğini düşündüğünde görüşmeye devam eder misin?” işte bu kadar… Böylece eğer ben de bir çıkar uğruna bu insanı hayatımda tutuyorsam, ben de kendime bir geliyorum… hehe. Her seferinde başaramıyorum ancak deniyorum. Bunun yanında tabi ki ben de insanlar beni sahip olduklarım için değil, “ben” için hayatında tutsun istiyorum.

Kendimi, içimi sadeleştirmeye gelince de… ben uzun yıllardır “iyi insan” olmak için yola çıktım… bu hep devam edecek, umarım. Kendi kendime ilerlediğimi gördükçe de mutlu oluyorum. İç huzurum ne kadar önemliymiş, ne kadar değiştim ben de kendime bazen şaşıyorum. “Sade”lik başka bir deyimle “hiç”lik yolu nasıl mutlu ediyormuş beni… Başarabilmek çok zor ama o yolda olmak benim için çok önemli. 

İçimi sadeleştirmek için ayrıca “Vegan yolculuğum” da umuyorum daha güzel devam edecek. Ben dört yıldır kırmızı et ve tavuk yemiyorum, yaklaşık bir yıldır da deniz ürünlerini çıkardım hayatımdan. Şimdi sıra Vegan olabilmek ve hayvansal tüm ürünleri hayatımdan çıkarmak.

2019 biraz zorluklarla, kayıplarla geçti. 
Ama “aile olabilmek” ne kadar güzel bir şans onu gördük. 
Ben 2019’dan şunu öğrendim; 
“Sahip olmadıklarına değil, sahip olduklarına odaklan!”

2020 herkese kalbinden geçen en güzel şeyleri getirsin… 

Not: Geyik illüstrasyonunu kullanmama izin verdiği için, sevgili arkadaşım Oğuzhan Kodalak’a teşekkür ederim.