#RobinWilliams

nolmus tarafından

Ben sabah sessizliğinden çok keyif alan bir insanım… bu sabah yine erken uyandım, 05:30 civarıydı… yürümeye çıkmak için erkendi, uyanınca telefona uzanma alışkanlığı bende de var tabi ki. Twitter’a baktım! Bütün yabancı siteler Robin Williams haberini paylaşıyordu. SEL-robin-williams Robin Williams’ı hepinizin sevdiği kadar severim. Bir çok filmini izlemişimdir, izlemediğim bir kaç tane vardır mutlaka. Özellikle “addicted” bir şekilde takip etmezdim. Ama bazı filmlerini de tekrar tekrar izlerdim. Sıkılınca izlerdim, gülmek istediğimde izlerdim, düşünmek veya uzaklaşmak istediğimde izlerdim… Özellikle “Dead Poets Society” ve “The Fisher King” beni çok etkiler her izlediğimde. “Mrs. Doubtfire”ı da unutamam… fakat kendini bu dünyadan koparış haberini aldığımda bu kadar hayal kırıklığı ve şaşkınlık, bu derecede bir üzüntü yaşayacağımı hiç sanmazdım. Sabah çok ağladım! Ünlüler, sebebi ne olursa olsun öldüğünde hep üzülürüz ama bu sefer nedense daha acı verici oldu?!

Peki neden?

Çünkü Robin Williams benim için bir insandan öte bir masal kahramanıydı. Ve hiç ölebileceğini, depresyona girebileceğini düşünmedim. Masal kahramanları ölmez… yani benim masallarımdaki kahramanlar ölmüyor! Yada ölmemeli! Bizleri, hayatımızı -farkında olmasak da- derinden etkileyen bu adamın “gitmeyi” tercih etmiş olmasına inanamıyorum…

Ben bu adamı asla unutmayacağım. Benim masallarımda hala o var!