"nolmuş?"

Sema'nın köşesi…

Month: Ocak, 2013

“Helal!” dedim Celal amcaya…

Bazen dünyadan, haberden kopma isteği içinde olursunuz ya… ben bir kaç gündür bu durumdaydım. Sadece, sabahları sevdiğim bir iki yazar okuyup haberlere bakmadım. Bu sabah sevgili yazar okumalarımı yaparken farkettim Celal amca haberini. Sevgili Ahmet Hakan ne güzel yazmış, ne kadar net anlatmış Celal amca olayını. Okuyun ne demek istediğimi anlayacaksınız. Özellikle “yerle bir ettiği  7 şey” bölümü süper. Haberi okuyunca aklıma geçmişte (son seçim öncesi) Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili yaptığım bir sohbet geldi. Bana çok önemli gelen iki şey vardı… aklımda kalan, şaşırdığım yani aslında şaşırmamam gereken ama uzun süredir politikacı haberlerini düşününce hayret ettiğim iki şey!
Makamında bir toplantı yapılırken (toplantıda olan sevdiğim bir büyüğüm anlattı) Kemal Kılıçdaroğlu’nu eşi aramış ve anahtarı olup olmadığını sormuş, bir yere gidecekmiş hatırlamıyorum orasını… Kemal Bey’in evinde çalışan bir hizmetli yok, eşi ile gayet bizden sade bir hayat yaşaması beni şaşırtmıştı. Ve çok tatlı gelmişti bana… kız kafası bu da tamam sustum siyaset ile alakası yok tamam.
Ikincisi de Kemal Kılıçdaroğlu kendisini desteklemek isteyen iş adamlarından yardım kabul etmiyormuş, yani parti için maddi destekten bahsediyorum. Çok ayrıntı bilmiyorum tabi bir cümle ile geçmiş bir konu ama dürüst ve güvenilir olmaya çalışmasının bana şaşırtıcı gelmesi de tuhaf!
Bu durumdayız işte… düşünce yapım benimde tuhaflaşmaya başlamış gündemden dolayı “hee normaldir!” (Kemal Sunal tiplemeleri gibi hayal edin burda cümleyi) demişim demek ki bazı şeylere. Aman aklı fikri korumak lazım!
Celal amcaya teşekkür ediyorum böyle gülümsettiği için beni…

Kürk ve kadınlar!

Kürk ile ilgili bir çok şey yazabilir, söyleyebiliriz hepimiz! Buradan dırdır bildiklerinizi yazacak değilim. Ancak dün gördüğüm bir magazin haberine kıçım ile gülünce sizlerle paylaşmak istedim hislerimi…
Sevim Emre hanımefendi kürk giymiş efendim ve tepkilerden korkup korkmadığını soran gezetecilere de “Kürk yapılan o hayvanları ben kesmedim!” demiş.
chimpanzee-animal-picture-1Üstüme vazife değil ama cevap vermek istiyorum!
“- Evet tatlım, sen kesmedin o hayvanları ama sen, o, bu, şu kürk alıyorsunuz diye kesiliyor o hayvanlar!” Sevim Emre hanımefendiciğim çaktın mı köfteyi!
Kürk giyenlerin “ben hayvanseverim!” açıklaması da ÇOK saçma! kardeşim kürk giyiyorsan bari şunu söyle: “evet giyiyorum sana ne! umrumda değil hayvanlar falan! Bi’ çekil git!” falan diyebilirsiniz yani ama o da işlerine gelmiyor.
Ha bi de sadece kedi köpek severek hayvansever olunmuyor! onu da söylemek lazım tabi size. Bildiğiniz, bilmekten hoşlanmadığınız gerçekler!

Bugünün şarkısı: Enjoy the silence / Depeche Mode

“Ergen” mode on!

Screen Shot 2013-01-10 at 10.54.43 AM

2 gündür yapmak istediğim tek şey Depeche Mode “Blue Dress” dinleyip hayallere dalmak. Evet evet şu an da dinliyorum…

http://www.youtube.com/watch?v=wg-edBxKnYM

Depeche-Mode-depeche-mode-52632_1280_1024Ergen zamanlarınıza döndüğünüz oluyor mu? Bazen bir konser, bir şarkı, bir mekan yada bir ünlü sizi ergen zamanınıza döndürür ya bu ara yine onu yaşıyorum. Bana çok sık oluyor, içimdeki ergen ölememiş neyse ki. Bu iyi bi’ şey. Beni ergen hissettiren şeylerin başında Depeche Mode, The Cure, A-ha ve bizim Teoman (sahnede iken özellikle) geliyor… Abartıyorum ve sadece şarkıya takık olmuyorum bir de… instagram ve twitter’da üşenmeyip Dave Gahan fotoları bi’ de “ah bebeğim! What are you?!” yorumları ile falan paylaşıyorum. (bknz. dün gece) Dilayda olsaydı şimdi “Ay halacıım tam ergen mode on!” derdi ehhe.

Mayıs’daki Depeche Mode konser biletimi aldığımdan beri ergen mode’dayım zaman buldukca işte. Dün gece -yada daha doğrusu sabah- 3’e kadar elimde iPad Youtube’dan “Blue Dress”in kaç versiyonu, cover’ı varsa dinledim sanırım. Tabi tabi dün tüm gün de dinledim… bazen ihtiyacım oluyor belki de ergen zamanlarıma dönmeye, o ara sarj oluyorum ben!
Ama bir şeyin de ortası olsun bende değil mi! yok ortası diye birşey yok! Şarkıyı öldürene kadar dinleyeceğim, adamı pes diyene kadar seveceğim, işi ince ince dibine kadar üstüme vazife olmayan şekilde takip edeceğim, çikolatayı “bir parça” ne demek ortadaki bütün ne varsa silip süpüreceğim vs vs.

Bunlar ergen belirtisi değil de nedir! Siz söyleyin?
Ama mutluyum… bazen kaçış gerek ya, işte bu! 2013 “ergen” geçsin dilerim…

…Can you believe
Something so simple
Something so trivial
Makes me a happy (WO)man
Can’t you understand
Say you believe
Just how easy
It is to please me…

isteyenin bi’ yüzü…

Image

Bir süredir yazı yazmaktan kaçıyorum.

Çünkü genelde okuyanları neşelendirecek başka bir yere götürüp iki dakika da olsa hayat rutininden uzaklaştıracak birşeyler yazmayı sevmeme rağmen bu aralar içim karamsar ve istediğim gibi yazılar çıkmıyor içimden. Fakat bir yandan da yazı yazmayı özlüyorum. Takip ettiğim köşe yazarlarını okurken “kıskançlık zehiri” volta atıyor içimde! en iyisi bu his içinde kaybolmamak için bir şeyler karalamak dedim kendime. Ocak ayının ilk günlerinde “en” yazılacak şey nedir? Tabi ki bu yıl için planlar, istekler, dilekler… karmakarışık listem aşağıda:
En önemlisi sağlıklı yaşamak istiyorum. Bunun için çaba göstermeliyim! (sağlık derken zayıf olmaktan bahsediyorum aslında içten içe ehhe açıkca kendime “şişman” diyemedim.)
Hayatımda bir numaralı yerde olan işimi en azından iki numaraya düşürmek istiyorum. Daha çok kendime, aileme vakit ayırmak istiyorum. (isteyenin bir yüzü … )
Ülkemin “hali” ile ilgili düşündüklerimi açıkca korkmadan ifade edebilmek istiyorum. PADİŞAH HASTALIĞINA TUTULMUŞ KİŞİLERİN, YANINDA DEĞİL KARŞISINDA DURANLARI “İÇERİ” TIKMASIN İSTİYORUM!
Daha çok okumak ve yazmak, daha çok bilmek ve daha çok konuşabilmek istiyorum.
“Herşey yoluna girecek!” dediklerinde inanabilmek istiyorum. Güvenmek istiyorum.

Yok yaa inanın çok şey istemiyorum…